DOLAR44,5057% 0.07
EURO51,5627% -0.53
STERLIN59,0948% -0.7
FRANG55,6600% -0.62
ALTIN6.636,05% -2,47
BITCOIN66.883,29-2.868

Kriz Ankara’da çözülecek mi? NATO’nun kader zirvesi

2’nci kez Türkiye’de yapılacak NATO Zirvesi’ne 100 günden az bir zaman kala Ankara’da hazırlıklar hızlandı. Zirvenin yapılacağı bölgede havadan ve karadan özel önlemler alınacak. Bu kapsamda zirveye katılacak liderlerin kullanacağı güzergâhlar, kalacakları otellerin bulunduğu bölgelerdeki işyerleri, dernekler, yurtlar, konaklama yerleri mercek altına alındı. Öte yandan İran’a yönelik savaşta NATO ülkelerinden beklediği desteği göremediğini söyleyen ABD Başkanı Trump, ittifaktan ayrılabilecekleri mesajını verdi. Trump’ın açıklamaları ittifakın geleceğine dair soru işaretlerini arttırırken temmuz ayında Ankara’da yapılacak ‘2026 NATO Zirvesi’nin örgütün kaderini belirleyeceği değerlendiriliyor.
 

Yayınlanma Tarihi : Google News
Kriz Ankara’da çözülecek mi? NATO’nun kader zirvesi
reklam

2’nci kez Türkiye’de yapılacak NATO Zirvesi’ne 100 günden az bir zaman kala Ankara’da hazırlıklar hızlandı. Zirvenin yapılacağı bölgede havadan ve karadan özel önlemler alınacak. Bu kapsamda zirveye katılacak liderlerin kullanacağı güzergâhlar, kalacakları otellerin bulunduğu bölgelerdeki işyerleri, dernekler, yurtlar, konaklama yerleri mercek altına alındı. Öte yandan İran’a yönelik savaşta NATO ülkelerinden beklediği desteği göremediğini söyleyen ABD Başkanı Trump, ittifaktan ayrılabilecekleri mesajını verdi. Trump’ın açıklamaları ittifakın geleceğine dair soru işaretlerini arttırırken temmuz ayında Ankara’da yapılacak ‘2026 NATO Zirvesi’nin örgütün kaderini belirleyeceği değerlendiriliyor.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaşın müzakere masasına mı yoksa kara harekâtına mı evrileceği belirsizliğini korurken Ortadoğu’yu yeniden şekillendireceği iddia edilen çatışmalar NATO’nun da masaya yatırılmasına sebep olabilir.

Daha önce başta Avrupa ülkeleri olmak üzere ‘destek görmemekten’ yakınan ABD Başkanı Donald Trump, dün sert bir çıkış yaparak ABD’nin NATO’dan ayrılabileceği sinyalini verdi. İngiliz The Telegraph gazetesine konuşan Trump, İran savaşının ardından ittifak üyeliğini yeniden gözden geçirip geçirmeyeceği sorusuna, “Yeniden gözden geçirmenin de ötesinde olduğunu söyleyebilirim.

NATO beni hiçbir zaman cezbetmedi. Onların kâğıttan kaplan olduğunu hep biliyordum, bu arada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de bunu biliyor” cevabını verdi.

‘ANLAŞILMASI ZOR’

NATO’nun ABD’ye destek vermemesini eleştiren Trump, bunu “anlaşılması zor” olarak niteleyerek, yardımın “otomatik olarak” gelmiş olması gerektiğini savundu. Ukrayna’daki savaşın “bir test” olduğunu belirten Trump, ABD’nin kendi sorunu olmamasına rağmen NATO’ya yardım ettiğini ancak buna karşılık müttefiklerinden aynı desteği göremediğini vurguladı.

ABD Başkanı Trump, 28 Mart’ta da İran’la savaş sürecinde Körfez ülkelerinin kendilerine destek verdiğini ancak NATO ülkelerinin yardıma gelmediğini kaydederek, “Onlar bizim yanımızda değilse biz neden onların yanında olalım ki?” diye konuşmuştu.

‘O ZAMAN NEDEN NATO’DAYIZ’

Trump’ın İngiliz medyasında çıkan röportajından saatler önce de ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Fox News kanalına verdiği demeçte NATO’yu hedef aldı. Savaşta NATO’daki müttefiklerinden bekledikleri desteği göremediklerini aktararak çatışmaların ardından bu ittifakı yeniden değerlendirmeleri gerekeceğini belirten Rubio, “Onlardan hava saldırıları yapmalarını istemiyoruz. Askeri üslerini kullanmaya ihtiyacımız olduğunda cevap ‘Hayır’ oluyor. O zaman neden NATO’dayız?” ifadelerini kullandı.

GÖZÜNE KESTİRDİ

ABD Başkanı Trump, mart ayı boyunca yaptığı açıklamalarda NATO müttefiklerine yönelik sert eleştirilerde bulunarak ittifakın geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik gerilimi ve İran bağlantılı gelişmeler üzerinden Avrupa ülkelerinin yeterince sorumluluk almadığını savunan Trump, NATO’nun rolü ve ABD-Avrupa güvenlik ilişkileri konusunda eleştirilerde bulundu.
16 Mart: Trump, ABD’nin müttefikleri Hürmüz Boğazı’nın “güvenliğini sağlamaya” yardımcı olmazlarsa, NATO’nun “çok kötü” bir gelecekle karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu.

– 17 Mart: ABD’nin artık NATO’nun yardımına ihtiyaç duymadığını ve “ASLA İSTEMEDİĞİNİ” savundu. Günün ilerleyen saatlerinde ise “NATO’nun çok aptalca bir hata yaptığını” belirtti.

– 19 Mart: Japonya’nın İran’la çatışmalara yardım etmek için “NATO’nun aksine gerçekten sorumluluk üstlendiğini” öne sürdü.

– 20 Mart: NATO’yu “kâğıttan kaplan” olarak nitelendirdi ve üye ülkelerin Hürmüz Boğazı’nın açılmasına yardım etmedikleri için “korkak” olduklarını savundu.

– 27 Mart: NATO’nun ABD’nin yanında olmayarak “büyük bir hata” yaptığını savunarak “Onlar bizim yanımızda değilse, biz neden onların yanında olalım” diye konuştu.

– 31 Mart: Avrupa ülkelerini “daha fazla sorumluluk almadıkları için” bir kez daha eleştirdi ve “kendi başlarına savaşmayı öğrenmeye başlamaları” gerektiğini belirtti.

DÜNYANIN GÖZÜ ANKARA’DA OLACAK

7-8  Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek tarihi zirvede; savunma kabiliyetlerinin güçlendirilmesi ve modernizasyon, siber ve enerji güvenliği, kritik altyapıların korunması, transatlantik ilişkilerin geleceği ve savunma harcamalarında yük paylaşımı gibi başlıkların ele alınması bekleniyordu. Ancak ABD’nin “Destansı Öfke” olarak adlandırdığı operasyon kapsamında İran’a yönelik savaş başlatması ve bu süreçte Trump’ın NATO müttefiklerinden beklediği desteği bulamaması, zirvenin gündemini kökten değiştirdi. Trump’ın ‘Destansı Öfkesi’nin doğrudan NATO’ya yönelmesi, ittifak içinde yeni bir krizin de fitilini ateşledi.

TÜRKİYE’NİN STRATEJİK ROLÜ

7 Temmuz’da 32 NATO liderinin Ankara’ya gelişiyle başlayacak zirve, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın liderlere vereceği resmi akşam yemeğiyle açılacak. 8 Temmuz’da yapılacak oturumların ardından sonuç bildirgesi açıklanacak. Zirve aynı zamanda Türkiye’nin NATO içindeki konumunu yeniden vurgulayan bir platform da olacak. Ankara’nın ev sahipliği; Karadeniz, Akdeniz ve Ortadoğu’nun güvenliğinde Ankara’nın ağırlığını arttıracağı değerlendiriliyor.

BAŞKENTTE GÜVENLİK ÇEMBERİ

Zirveye 96 gün kala Ankara’da da zirve hazırlıkları hız kazandı. Liderler zirvesinin Beştepe’de, NATO Savunma ve Dışişleri Bakanları toplantılarının ise yeni yapılan Ay-Yıldız Karargah’ta yapılması planlanıyor. Öte yandan güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Başkentte hem havadan hem karadan geniş çaplı denetim planları devreye alındı. Zirve kapsamında; belirlenen güzergâhlar trafiğe kapatılacak. Türkiye genelinden çok sayıda güvenlik birimi Ankara’da görevlendirilirken, “kuş uçurtulmayan” bir güvenlik çemberi oluşturulması hedefleniyor.

6 BİN KİŞİ AĞIRLANACAK

Zirveye NATO üyesi ülkelerin liderlerinin yanı sıra partner ülkeler ve geniş heyetler katılacak. Toplam katılımın yaklaşık 6 bin kişiyi bulması bekleniyor. ABD başta olmak üzere 5 ülke heyetleri için otelleri şimdiden kapattı. Her ülke kendi güvenlik ve sağlık ekibiyle gelecek. Ankara’da her lider için ayrı ambulans ve sağlık ekipleri hazır bulundurulacak. Zirve tarihlerinde kamu çalışanlarına idari izin verilmesi de gündemde.

ABD’NİN NATO’DAKİ ROLÜ

NATO, 2’nci Dünya Savaşı sonrası oluşan güvenlik boşluğunda, 1949’da Sovyetler Birliği’ne karşı kolektif savunma amacıyla kurulmuştu. Bu yapının mimarı ve en güçlü aktörü ise başından itibaren Amerika oldu. ABD, ittifakın liderliğini üstlenerek Avrupa’nın güvenliğini garanti altına aldı. “Bir üyeye saldırı, tüm üyelere yapılmış sayılır” anlamına gelen 5’inci madde, ABD’nin caydırıcılık gücünü NATO’nun merkezine yerleştirdi. Avrupa’ya asker konuşlandırdı ve kıtaya nükleer şemsiye sağladı. NATO, Sovyet tehdidine karşı Batı bloğunun askeri omurgası haline geldi. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla NATO’nun varlığı da sorgulanmaya başladı. Ancak ABD, ittifakın dağılması yerine dönüşmesini savundu.

ABD öncülüğünde NATO, Doğu Avrupa’ya genişledi. Bosna ve Kosova müdahaleleriyle NATO ilk kez aktif askeri operasyonlar yürüttü. ABD’ye yönelik 11 Eylül saldırılarının ardından NATO tarihinde ilk kez 5’inci madde işletildi. Avrupa ülkeleri ABD’ye destek verdi. ABD liderliğinde NATO, Afganistan’da uzun süreli bir operasyon yürüttü. Bu süreç ittifakın küresel rolünü arttırdı. ABD, özellikle Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırması gerektiğini savundu. Bu dönemde NATO içinde “yük paylaşımı” krizi öne çıktı. 2017–2021 – Donald Trump Döneminde; Trump, NATO’yu sert şekilde eleştirdi, “ABD’nin sırtına yük” olduğunu savundu. Buna rağmen ABD ittifak içindeki askeri varlığını sürdürdü.

Rusya-Ukrayna savaşı ve artan küresel rekabet, NATO’nun önemini yeniden arttırdı. ABD, ittifakın doğu kanadındaki askeri varlığını güçlendirdi. ABD’nin NATO içindeki rolü hâlâ belirleyici olsa da, son yıllarda ‘ABD’nin Avrupa güvenliğine bağlılığı azalıyor mu’ tartışmaları öne çıkmıştı. Trump’ın son yaptığı NATO’dan ayrılma açıklaması ise yalnızca NATO’yu değil, küresel güvenlik mimarisinin tamamını doğrudan etkileyebilecek nitelikte görülüyor.

reklam

YORUM YAP