

Açıklamada, Türkiye’de seçilmiş siyasetçilerin ve parti yöneticilerinin yargı eliyle hedef alındığı ve demokratik süreçlerin zedelendiği savunuldu.
CHP’li il başkanları, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından iktidarın meşruiyet kaybı yaşadığını öne sürerek, bu süreçten sonra partinin kurumsal kimliği ve belediye başkanlarının doğrudan hedef alındığını iddia etti. Açıklamada, cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen sürece de atıf yapılarak, yargı süreçlerinin siyasi amaçlarla kullanıldığı ileri sürüldü.
İzmir’de kamuoyunda “Kooperatif Davası” olarak bilinen sürece değinilen açıklamada, üç yılı aşkın süredir yürütülen soruşturmaların somut sonuç vermediği, buna rağmen yeni dosyalar açıldığı ve yargı sürecinde sık sık hakim değişiklikleri yaşandığı belirtildi.
Açıklamada, Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un tutuklanmasının da benzer bir sürecin parçası olduğu savunularak, gözaltı ve sevk işlemlerinin hukuka aykırı olduğu ifade edildi. Erkol’un sabit ikamet sahibi ve kamuoyunca tanınan bir siyasetçi olduğuna dikkat çekilerek, tutuklama kararının “orantısız” olduğu görüşü dile getirildi.
CHP il başkanları, yürütülen soruşturmanın somut delillerden uzak olduğunu ve temel hukuk ilkelerinin ihlal edildiğini öne sürerek, yargı yetkisinin siyasi amaçlarla kullanılmasına karşı olduklarını vurguladı. Açıklamada ayrıca, masumiyet karinesi ve tutuksuz yargılama esasının göz ardı edildiği iddia edildi.
CHP’li il başkanları, partilerine ve yöneticilerine yönelik uygulamaların demokrasiye zarar verdiğini belirterek, sürecin hukukun üstünlüğü çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.





