DOLAR44,1240% 0.07
EURO51,1024% 0.12
STERLIN59,1872% 0.01
FRANG56,5039% 0.01
ALTIN7.340,49% 0,05
BITCOIN69.587,45-0.034

Yükseköğretimde Reform Süreci: Uygulama Öncesi Dikkate Alınması Gereken Yapısal Hususlar

Yayınlanma Tarihi : Google News
Yükseköğretimde Reform Süreci: Uygulama Öncesi Dikkate Alınması Gereken Yapısal Hususlar
reklam

Yükseköğretim Kurulu tarafından kamuoyuna duyurulan lisans süresinin üç yıla indirilebilmesine yönelik esneklik ve uzun dönem işyeri temelli uygulamalı eğitim modeli, yükseköğretim sistemimizin yeniden yapılandırılmasına ilişkin önemli bir eşiktir. Süreç; verimlilik, istihdamla entegrasyon ve uluslararası uyum açısından değerlidir. Ancak reformun başarısı, tasarımın sahadaki sosyo-ekonomik gerçekliklerle uyumuna bağlıdır. Bir öğretim üyesi olarak, destekleyici olmakla birlikte aşağıdaki hususların karar süreçlerinde dikkate alınmasının zaruri olduğunu düşünüyorum.

Bir yılda üç dönem eğitim modeli, teorik olarak mezuniyet süresini kısaltabilir. Ancak özellikle taşra üniversitelerinde eğitim gören öğrencilerin önemli bir kısmı yaz döneminde aile işletmelerinde çalışmakta, tarım ve hayvancılık faaliyetlerine katılmakta, aile ekonomisine doğrudan katkı sunmaktadır.  Ailesi tarım ve hayvancılık ile uğraşanlar ne yapacaktır? Bu önemli bir noktadır. Yaz tatili demek, tüm öğrenciler için sadece eğlenmek denize girmek değildir. Özellikle taşra üniversitelerine yaz tatili demek, çalışmak demek, dahası ticari işletmesinde, tarlasında ya da yaylasında hayvanlarıyla, annesine ve babasına yardım etmek demektir. Ekin kaldırmak demektir. Süt sağmak demek ya da tezgaha daha fazla yardım etmek demektir. Burada ders dönemi 1 yılda  3 döneme uzatılırsa üniversitelerde kontenjanların düşeceği kanaatini taşımaktayım. Ayrıca ailesi tarafından geliştirilen nitelikli güç dahası ailesinden alacağı ticari terbiyeyi bir öğrenci kaybeder mi? Aileler yurt ücretlerini, kiraları harçlıkları  ödemeye devam mı edecekler? Bu sorular beynimi kurcalayan ana sorular.

Öyleyse şöyle devam edelim:

Yaz dönemi, bu öğrenciler için yalnızca tatil değil; üretim sürecinin parçasıdır. Reform tasarımı, büyükşehir üniversiteleri ile Anadolu üniversitelerinin farklı sosyolojik yapısını birlikte dikkate almalıdır. En az bir dönemlik uygulamalı eğitim modeli, ilkesel olarak doğru bir yaklaşımdır. Ancak ülke genelinde program kapasitesi eşit değildir. Sahadaki mevcut durum göstermektedir ki; birçok bölüm, öğrencilerine nitelikli staj yeri bulmakta zorlanmaktadır. Özellikle orta ve küçük ölçekli şehirlerde sektör kapasitesi sınırlıdır. Stajın ücretlendirilmesi ve sosyal güvenlik boyutu henüz net değildir. Şöyle anlatayım: Kendi çalıştığım bölümümde ilk kurulduğu andan itibaren mesleki eğitime önem veriyoruz ve 7+1 müfredatıyla ilerlemekteyiz. Bu yüzden sorunları bölüm olarak yakından yaşıyoruz. Eğer 50 öğrencisi olan bir bölümüm için 50 nitelikli işyeri bulmakta biz bile zorlanıyorsak, bu model eşitsizlik üretme riski taşır. Bu nedenle uygulama yaygınlaştırılmadan önce sektörel kapasite haritalandırması yapılmalı, Finansman modeli açıkça tanımlanmalı, işletmeler için teşvik mekanizmaları oluşturulmalıdır. Aksi halde uzun dönem staj, nitelikli eğitim aracı olmaktan çıkar ve formal bir zorunluluğa dönüşebilir.

Reform süreci öğrencilerin erken istihdamını teşvik etmektedir. Ancak mevcut mevzuatta devam zorunluluğu büyük ölçüde korunmaktadır. Bu durum fiilen şu sonucu doğurmaktadır: Çalışmaya başlayan öğrenci ya eğitimine ara vermekte ya da işini bırakmak zorunda kalmaktadır. Bu çelişki giderilmeden istihdam odaklı yükseköğretim modeli bütüncül bir yapıya kavuşamaz. Karar vericilerin, çalışan öğrenciler için; esnek devam modeli, hibrit ders yapısı, modüler kredilendirme sistemi gibi düzenlemeleri eş zamanlı olarak değerlendirmesi önemlidir.

Yoklama hususu da diğer bir konu aslında ama hem üniversitelerin kontenjanlarının düşmesinden şikayet etmek hem öğrencileri staja ve çalışmaya sevk etmek hem de çalışan öğrencileri yoklama zorunluluğu ile derslere bağlamaya çalışmak arasında da bir çelişki olduğunu düşünüyorum. Örneğin öğrenci ön lisansta bir kamu bankasında işe girmiş biz öğrenciye derse devam zorunluluğu var diyoruz. Bunun için ya işten ayrıl ya da okuldan vazgeç seçenekleri sunuluyor. Öğrenci eğitim hakkını dondurmak zorunda kalıyor. Hem çalışan hem de okuyan öğrenciyi de cezalandırmış olmuyor muyuz? Bu da Ankara’nın dahası Külliye’nin istihdam ve işsizliği düşürme politikası ile çelişmiyor mu? (Haftaya ele alacağım konuda bu konuda bir de önerim olacak. (Karar vericilerin dikkatini çekeceğini düşünüyorum)

Yükseköğretim yalnızca istihdam üretmez; aynı zamanda bilgi üretir. Süre kısalırken risklerin yönetilmesi gereklidir. Öyle ki kuramsal derinliğin azalması, eleştirel düşünme kapasitesinin zayıflaması, lisans düzeyinde araştırma kültürünün gerilemesi gibi hususlar ön plana çıkma tehlikesi olan konulardır. Sadeleştirme ile yüzeyselleştirme arasındaki çizgi son derece incedir. Program tasarımları, yalnızca kredi azaltımı perspektifiyle değil, öğrenme çıktılarının niteliği perspektifiyle yapılandırılmalıdır.

Uzun dönem staj; sözleşme yönetimi, işyeri denetimi, performans değerlendirmesi ve koordinasyon süreçlerini beraberinde getirmektedir. Bu süreçler için, ilave akademik/idari desteklerin nasıl organize edileceği, dijital izleme altyapısının nasıl kurulacağı ile, merkezi kalite denetim mekanizmasının nasıl oluşturulacağı konumlandırılmadan sistem sürdürülebilir olmayacaktır. Kalite güvencesi rapor üretim mekanizmasına değil; gerçek öğrenme kazanımına dayanmalıdır. Tabiatı gereği yükseköğretimde dönüşüm kaçınılmazdır. Ancak dönüşümün sürdürülebilir olması için: Sosyolojik farklılıkların, bölgesel kapasite eşitsizlikleri, çalışan öğrenci gerçeği, akademik özgürlüğe vakit ayrılabilmesi ve düşünce derinliğinin korunması birlikte ele alınmalıdır. Reformun başarısı süreyi kısaltmakta değil; sistemi bütüncül ve dengeli kurgulamakta yatmaktadır. Bu yazıda yapısal soruları ortaya koymayı amaçladım. Nelerin kafamda sorulara yol açtığın ı kısaca özetledim. Peki çözüm önerilerim yok mu? Tabii ki var.
Gelecek yazıda çözüm önerilerini somut politika başlıkları altında ele alacağım. Sağlıcakla kalın

reklam

YORUM YAP