DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

MİSAFİRPERVERLİK Mİ, MEYDAN OKUMA MI?

Yayınlanma Tarihi : Google News
MİSAFİRPERVERLİK Mİ, MEYDAN OKUMA MI?

Dün Kayseri’de düzenlenen Tarihi Kentler Birliği 2’nci Olağan Birlik Meclis Toplantısı’nda talihsiz bir ana şahit olduk.

Ev sahibi Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh BÜYÜKKILIÇ, kürsüde Kastamonu Belediye Başkanımız Hasan Baltacı’yı sorup “Kastamonu Belediye Başkanımız burada! Burada değil mi? Yok mu?” diye seslendikten sonra, “Korktu gelmedi öyleyse” dedi. Salondakilerin gülmesiyle devam eden bu an, ne yazık ki birliğin ruhuna yakışmadı. Eleştirimiz pastırma meselesi değil, üslup meselesidir.

  1. Pastırma Yarıştırmak Tarihi Kentler Birliği’nin İşi Değil Sayın BÜYÜKKILIÇ konuşmasında, pastırma ve sucukla ilgili zaman zaman Kayseri’ye yönelik meydan okumalarıyla gündeme gelen Afyon ve Kastamonu’ya da gönderme yaptı ve ardından “Kastamonu’nun pastırması mı, Kayseri’nin pastırması mı?… Biz tatları yarıştırıyoruz, ürünleri değil” ifadelerini kullandı. Doğru, tatları yarıştırabiliriz. Ama bunun yeri Tarihi Kentler Birliği kürsüsü değildir. O kürsü, tarihi kentleri nasıl koruyacağımızı konuştuğumuz yerdir. O kürsüyü pastırma rekabetine alet etmek, hem toplantının ciddiyetine hem de misafirperverliğe gölge düşürür.
  2. “Korktu Gelmedi” ifadesi siyasi nezakete sığmaz. Siyasette rekabet olur. Kayseri pastırmasını savunabilirsiniz. Hatta “Tabii ki Kayseri sucuğu diyecek… Yoksa beni buraya sokmazlar” diyerek aidiyet duygusunu da vurgulayabilirsiniz ancak başka bir şehrin seçilmiş belediye başkanına, hem de kendi ev sahipliğinizdeki bir toplantıda “korktu gelmedi” demek eleştiri değildir, belden aşağı saygısızca bir söylemdir. Bu, Tarihi Kentler Birliği Başkanı Mansur Yavaş’ın ve diğer belediye başkanlarının huzurunda yapılan bir toplantıya yakışmaz. Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı oraya gelmediyse, bunun onlarca nedeni olabilir. Şehrin değerlerini koruma misyonunu üzerinde bulunduranların bu suskunluğu fazlaca uzun sürdüğünden dolayı bu durumu bir korku belirtisi olarak görmek Kastamonu insanını hiç tanımamak demektir. “Korku” Kastamonu’nun lügatında yoktur. Bunu en iyi Ilgaz’ı, Küre’yi bilen bilir. Kastamonu pastırması da korkmaz, Kastamonu Belediye Başkanı da korkmaz. Sadece seviyeyi düşürmemek için bazen susar.

Önceki MÜSİAD İl Temsilcimiz Sn. Sadık KIŞLI beye Kayseri de yapılanları da unutmadık. Sadık bey de kendi değerimizi tanıtmak göstermek istemişti fakat günün sonunda oluşan çirkin lobi nedeniyle görevini bırakmak zorunda kalmıştı. Biz ise değerlerimize sahip çıkan insanları hiçbir zaman koruyamadık ve yine olanlara seyirci kaldık. Aynı Kayseri birkaç ay sonra gelip Kastamonu meydanlarında kendi pastırmasının reklamını yaptı, halkımıza pastırmalarını ikram edip reklamlarını bolca yaptılar. Biz onları anlayışla sevgiyle karşıladık hiçbir kötü muamele göstermedik.

Herkes kendine yakışanı yapar ….

  1. Asıl Mesele: Kastamonu Pastırması Neden Bu Kadar Gündem Oluyor? Sayın BÜYÜKKILIÇ’ ın bu kadar sık Kastamonu’yu anmak zorunda kalması aslında Kastamonu pastırmasının başarısıdır. Çünkü Kastamonu pastırması fabrikasyon değil, doğal. Çünkü Taşköprü sarımsağı ile yapılıyor. Çünkü endüstriyel değil, usta işi. Kayseri pastırması elbette değerlidir, kimse inkar edemez. Ama Kastamonu pastırmasının son yıllarda Cumhurbaşkanı’ndan gurmeye kadar herkesin dilinde olması, Kayseri’deki bazı çevreleri rahatsız ediyor gibi duruyor. Tescille, markayla, üretim rakamlarıyla övünebilirsiniz. Ama lezzet, anketle, tescille değil, damakla ölçülür. Ve o damak son yıllarda Kastamonu diyor.

 

Son Söz: Biz Kastamonu olarak misafirperver bir milletiz. Kayseri’yi de, Kayserilileri de severiz.  Ama kendi şehrimizde misafir ettiğimizde kimseye “korktu gelmedi” demeyiz. Çünkü biz biliriz ki, tarih kentleri kavga ile değil, saygı ile yaşar. Bu üslup ne Kayseri’ye yakışmıştır, ne de Tarihi Kentler Birliği’ne.

YORUM YAP