DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Ben Gurbet gördüm. Ya siz gurbet gördünüz mü?

Yayınlanma Tarihi : Google News
Ben Gurbet gördüm. Ya siz gurbet gördünüz mü?

Siz bilir misiniz Kastamonu’da korkularak girilen, hatta anlatılan şehir efsanelerine bakarsanız, kimsenin korkup giremeyeceği bir gurbet var. İşte orası, tamda vicdanla hasretin, gurbette birleştiği yer.

Mübarek kandil gecesinde Çarşamba Pazarı’nda bulunan ofisime geçip biraz çalışmak istedim. Bir sonraki güne hazırlık olacaktı. Arabamı çektim pazaryerinin köşesindeki yola. Bir kişi gecenin geç saatinde, kapalı Pazar yerinde, bir ileri bir geri volta atıyordu. Bir müddet seyrettim. Bu kişinin kendisi burada, ruhu Gurbetteydi sanki. Kuzeykent Ulu Cami’si önünden hayrına dağıtılan, aldığım cırık tatlısını ikram etmek ve dertleşmek geçti içimden. Öyle ya bu saatte biri, ileri geri hapishane olarak gördüğü bu alanda volta atıyordu. Arabadan indim baktım kimse yok. Pes etmedim içimde bulunan ve beni daraltan, kalbimi sıkıştıran; özgürken kendini, dünya gurbetinden hapishane hayalinde boğan kimdi?

Hemen aşağı katta bulunan, köylü pazarının köşesine doğru gidip, bana doğru  yönelen uzun boylu babayiğiti, dünya gurbetinden hapishane boşluğuna sığınan bu kişiliği bekledim. Yüzünde bir mahcubiyet vardı. İyi kandiller dedim ve tatlı dedim. Sağ ol abi dedi, teşekkür etti.  Derdin nedir dedim gece gece seni burada dolaştıran. Kalplerimiz, vicdan ve konuşamama sırrının ötesinde birbiriyle buluştu.

Dert büyük, ailevi meseleler abi dedi. Anlat hele dedim, seni kendi mahallende gurbete koyan dert nedir? Kendi kalbini Gurbete bırakmış, iki kişinin dert deryasında buluşmasıydı o dakikalar. Abi dedi 9 yıllık hapis kararım çıktı. Kalbimin en ince yerindeki sızı, Gurbete doğru akarken bir kere daha acımasızca beynime, sen bu mahalle için bir şeyler yapmalısın. Burada bulunman asla tesadüf olamaz dedim. Zaten biliyordum ama; bunu kendi benliğimde bir kere daha tescilledim.

Evet bizim mahalleye yani kaleye yakın Kastamonu’nun en eski mahallesi, kalplerin ve vicdanların hala diri tutulduğu, fakat ezilmişlik psikolojisiyle, sert bir ruh haline bürünen o temiz insanların bulunduğu yer.

Sohbet, biz nasıl bu gençlere yardımcı olabiliriz, onları nasıl kurtarabiliriz ne yapabiliriz düşüncesine geldi. Abi dedi hiç bir şey yapamayız. Aileden gördüklerimiz bu şekilde . Yetişme tarzımız bu, derken serbest dünyanın içinde ruhunu hapsettiği Gurbeti gördüm. Ümitsizdi, ümidini alışkanlıkları olan yaşamında, yani Gurbet evinde bırakmıştı. Ve asla kendine gelemeyecekti, anladığım kadarıyla.

O kadar inançlı, iradeli dik yürüyüşlü babayiğitler aynı hissiyatı paylaşıyor benim mahallemde. Peki soru şu, biz bu Gurbetten asıl ruh halimize nasıl geçebilir ve bu ümitsizliği nasıl kırabiliriz. Kastamonu olarak görmezden gelerek bugüne kadar ruhumuzu rahatlatmış, bu bölgeyi girilmez mahalle olarak hapsetmişiz sinelerimize.

Vicdanlarımız, EY VİCDAN SAHİPLERİMİZ artık buranın ciddi bir kardeşliğe, dostluğa ve maddi ve manevi kalkınmaya ihtiyacı olduğunu öğrendiniz. Haydi korkmayın Eski Kastamonu’muza ve Mahallesinde yaşarken Gurbette olanlara sahip çıkalım. Korkmayın, onların kocaman yürekleri, mahallelerinde bile, GURBETTE yaşamaya değer, güçleri ve vicdanları var. Peki siz bu GURBETİ ne zaman sinelerde Kastamonu’nun mahallesi yapıp, yaşanabilir yer yapacaksınız.

Sizleri memleketinizde, GURBETİ yaşayan insanlara vicdanınızı açmaya ve onları anlamaya davet ediyorum.

YORUM YAP