DOLAR44,4901% 0.03
EURO51,6835% -0.43
STERLIN59,2044% -0.6
FRANG55,7241% -0.51
ALTIN6.658,57% -2,14
BITCOIN66.986,09-2.122

Kastamonu, Türkiye’de bir ilk olan panelde “Akran Nezaketi’ni” konuştu

Akran zorbalığıyla mücadelede güzel ahlak ve nezaket kültürünü merkeze alan “Akran Nezaketi” paneli Kastamonu’da düzenlendi.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Kastamonu, Türkiye’de bir ilk olan panelde “Akran Nezaketi’ni” konuştu
reklam

“Akran Nezaketi” Kastamonu Valiliği ve Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün himayelerinde panel Halk eğitim Merkezinde gerçekleştirildi.

Düzenlenen panele; Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar, İl Millî Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, akademisyenler, kurum ve kuruluş yöneticileri, STK temsilcileri, okul müdürleri ve öğretmenler ile çok sayıda davetli katıldı.

Mustafa Özkan’ın sunumunu gerçekleştirdiği panel, Nilüfer Pembecioğlu moderatörlüğünde yapıldı. Panelde Belma Tuğrul, Tayfun Doğan ve İlhan Fındıkçı konuşmacı olarak yer aldı.

Panelin açılış konuşmasını yapan  İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, Sadece eğitim denildiği zaman salt bilgi aktarımı olmadığını, bunun yanı sıra bireylerin vicdanının geliştirilmesi, karakter inşa edilmesi ve değer kazandırılması da akademik bilgi kadar çok önemli olduğunun farkında olduklarını söyledi.

Türkiye Yüzyılı Vizyonu hedefleri ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli rehberliğinde öğrencilerin yalnızca akademik açıdan değil, aynı zamanda değerlerine sahip çıkan bireyler olarak yetişmelerinin önemine dikkat çeken İl Milli Eğitim Müdürü Gümüş, Bu doğrultuda öğrencilerin hoşgörülü ve saygılı bireyler olmalarını sağlamak amacıyla öğretmenlerin görüşlerini almak, onların belirlediği hedefler doğrultusunda öğrencilere geri bildirim sunmak için söz konusu panelin düzenlendiğini ifade etti.

Gümüş, Bu panelle birlikte bakış açılarının değişeceğine, öğrencilerin akranlarına yönelik yaklaşımlarının farklılaşacağına ve sürekli değişen dünyada ortaya çıkan yeni paradigmaların öğrencilere ve okullara nasıl yansıyacağı konusunda panelin önemli bir katkı sağlayacağına inandıklarını söyledi.

Bu tür paneller, çalıştaylarla hem öğretmenlerin hem öğrencilerin hem de okul yöneticilerinin yanlarında olduklarını söyleyen Gümüş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bu ve benzeri çalışmalarda bizlere her zaman desteğini esirgemeyen başta Sayın Valimiz Meftun Dallı’ya, yoğun işlerine rağmen programımıza teşrif eden Sayın genel müdürümüze, genel müdür yardımcılarımıza, üniversitelerimizin kıymetli akademisyenlerine, siz kıymetli meslektaşlarımıza ve basın mensuplarımıza teşekkür eder, saygılar sunarım.”

Doç. Dr. Otrar, “Nezaket Medeniyetimizin Temelidir”

Panelin ikinci açılış konuşmasını yapan Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar, duygu yüklü ifadelerle katılımcılara hitap etti. Bu güzel memlekette bulunmanın ve bu havayı teneffüs etmenin mutluluğuyla katılımcıları saygı ve sevgiyle selamladığını belirterek, Kastamonu’nun tarihsel önemine dikkat çekti.

Bazı şehirlerin bir milletin kaderine yön verdiğini ifade eden Doç. Dr. Otrar, özellikle Çanakkale Savaşı ve Kurtuluş mücadelesinde Kastamonu’nun üstlendiği role vurgu yaptı. Bu topraklara her gelişinde derin bir manevi atmosfer hissettiğini dile getiren Otrar, tüm şehitleri rahmetle andığını söyledi.

Türk milletinin köklü bir medeniyetin mensubu olduğunu ifade eden Doç. Dr. Otrar, Anadolu’nun insan merkezli değerlerine işaret ederek, günümüzde dünyada yaşanan olaylar üzerinden medeniyet kavramının yeniden sorgulandığını belirtti ve bu durumu Gazze başta olmak üzere farklı coğrafyalarda gözlemlediklerini ifade etti.

Konuşmasında Türk-İslam medeniyetinin temel değerlerine değinenDoç. Dr. Otrar, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın”, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” ve “Kendin için istemediğini başkası için isteme” anlayışlarının toplumun temelini oluşturduğunu vurguladı. Ayrıca Yunus Emre’nin “Söz ola kese savaşı…” dizelerine atıfta bulunarak sözün gücüne dikkat çektiğini vurguladı.

Nezaket kavramının insanın, insan olduğunu bilerek davranması anlamına geldiğini belirten Doç. Dr. Otrar, insanın “eşref-i mahlukat” olduğu bilinciyle konuşması ve hareket etmesi gerektiğini vurguladığını aktardı.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile birlikte zorbalık yerine nezaket temelli bir yaklaşımın benimsendiğini ifade eden Doç. Dr. Otrar, bu kavramın medeniyetin değerleriyle zenginleştirilmeye çalışıldığını söyledi.

Konuşmasının sonunda toplumun her kesiminde iyi ilişkilerin önemine değinen Doç. Dr. Otrar, çocukların yalnızca okulda değil hayatın her alanında birbirlerinden öğrendiklerini, aile içindeki iletişimden öğretmenlerin tutumlarına kadar birçok unsurun onların karakter gelişiminde belirleyici olduğunu söyledi.

Programda konuşmacı olarak yer alan İstanbul Aydın Üniversitesi Prof. Dr. Belma Tuğrul, ekolojik nezaketi açıklayarak bunun yalnızca sosyal bir beceri olmadığını, çok katmanlı ve ilişkisel bir etik anlayışı içerdiğini vurguladı. Ekolojik nezaketin, bireyin hem kendisiyle hem diğer insanlarla hem de doğayla kurduğu saygı, sevgi ve empati temelli bir ilişki olduğunun ifadelerine yer verdi.

Prof. Dr. Tuğrul, Ubuntu felsefesine atıfta bulunarak, birlikte olmanın önemine değindi: “Ben sen olduğun için varım.” Ayrıca Bobiço kavramını örnek vererek, bir çocuk veya öğrencinin varlığının, aile ve öğretmenler için ne kadar değerli olduğunu ifade etmenin önemini aktardı. “Burada olman benim için çok önemli” mesajını hem sözle hem de deneyimlerle yaşatarak çocuklarla paylaştığını aktardı.

Prof. Dr. Tuğrul, dinleyicilere panelden güzel fikirlerle ayrılacaklarını ve bu değerleri günlük yaşamda uygulamanın önemini anlattı.

Dr. Fındıkçı, “İnsan Olmanın Değeri ve Günümüz Dünyası”

Programın ikinci konuşmacısı Davranış Bilimleri Uzmanı Dr. İlhami Fındıkçı, günümüzde insan olmanın gerektirdiği temel değerlerden uzaklaşıldığını vurguladı. İnsan kavramının kökenine değinen konuşmacı, tarih boyunca insanlık tarihinin toplumsal ve ekonomik yapıların değişimiyle şekillendiğini, tarım toplumunda toprak, sanayi toplumunda makine, bilgi çağında ise teknolojinin güç kaynağı olduğunu söyledi.

Dr. Fındıkçı, Yeni toplumsal dönüşümün eşiğinde, yapay zeka ve dijital çağla birlikte insan hayatının kolaylaşmasının amaçlandığını ancak günümüzde bu hedefin tam olarak gerçekleşmediğini ifade etti. Konuşmacı, Aydınlanma Çağı’ndan itibaren aklın hayatın merkezi haline gelmesine rağmen, insanın insan olma özelliğinin yeterince korunamadığını belirtti.

Günümüzde insanlardan insana zulmün artmasını vurgulayan Dr. fındıkçı, konuşmasını; ruh sağlığının bozulması ve bireysel mülkiyet hırsının yükselmesini insanlığın karşı karşıya olduğu önemli sorunlar olarak işaret ederek tamamladı.

Prof. Dr. Doğan,“Akran Nezaketi Ödülleri ve İç Gücün Önemi”

Panelin üçüncü konuşmacısı olarak yer alan Üsküdar Üniversitesi Prof. Dr. Tayfun Doğan, Vali Meftun Dallı, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş’e ve protokol üyelerine teşekkür ederek, akran nezaketinin gündeme alınmasının son derece değerli olduğunu vurguladı. Akademide de konunun ciddi şekilde ele alınmaya başladığını belirtti ve Mersin Üniversitesi’nde doktora yapan bir öğrencinin akran nezaketi ölçeği geliştirdiğini paylaşmasının sevindirici bir gelişme olduğunu aktardı.

Prof. Dr. Doğan, Zorbalığın ve kötülüğün okulda gençler arasında havalı gösterilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda, akran nezaketi ödüllerinin verilmesinin önemine dikkat çekti. Okullarda birbirine destek olan, yardım eden ve toplumsal katkı sunan öğrencilerin ödüllendirilmesi gerektiğini belirtti.

Prof. Dr. Doğan, Günümüzde kötülüğün somut ve yaygın hale geldiğini, çocukların ve toplumun bu durumdan etkilendiğini ifade etti. İç gücün güçlendirilmesinin, bireysel ve toplumsal düzeyde sağlıklı davranışların gelişmesi için şart olduğunu söyledi. Bu nedenle bilimsel çalışmaların, projelerin ve etkinliklerin gündeme alınmasının önemini vurguladı.

Panel, toplu fotoğraf çekimi, ödül ve hediye takdiminin ardından sona erdi.

 

reklam

YORUM YAP