

Saadet Partisi’nin “Millet Vekiliyle Buluşuyor – Kastamonu Buluşması” programında konuşan Milletvekili Mesut Doğan, Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlarına dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Saadet Partisi Genel Merkezi’nin yürüttüğü “Millet Vekiliyle Buluşuyor” programı kapsamında düzenlenen Kastamonu Buluşması, bugün saat 10.00’da Aşçı İhsan Usta’da gerçekleştirildi.
Programa Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan, İl Sorumlusu Hulusi Özbek, İl Müfettişi Yüksel Canpulat, Saadet Partisi Kastamonu İl Başkanı Kadir Yalçın, parti yöneticileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve basın mensupları katıldı.
“Bugün Burada İstişare İçin Bir Aradayız”
Programın açılış konuşmasını yapan Saadet Partisi Kastamonu İl Başkanı Kadir Yalçın, birlik ve istişarenin önemine değinerek şunları söyledi:
“Sayın Milletvekilimiz, İl Sorumlumuz Sayın Hulusi Özbek, İl Müfettişimiz Sayın Yüksel Canpulat, siyasi partilerimizin kıymetli başkanları, sivil toplum kuruluşlarımızın değerli temsilcileri, muhtarlarımız ve dava arkadaşlarımızla bugün bir aradayız. Hepinizin ayağına sağlık, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Bu buluşmada hem sohbet, hem soru-cevap, hem de şehrimizin geleceğini konuşacağız. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum.”
“Kritik Bir Süreçten Geçiyoruz”
Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan, yaptığı konuşmada Türkiye’nin son yıllarda karşı karşıya kaldığı ekonomik ve toplumsal tabloya dikkat çekti.
“Gerçekten çok kritik bir süreçten geçiyoruz. Belki de son yüzyılda ülke olarak en dağınık ve kontrolsüz dönemi yaşıyoruz. Eskiden illerin kendine özgü sorunları vardı; bugün ise herkes aynı sıkıntıları dile getiriyor: işsizlik, ekonomik daralma ve umutsuzluk. Böyle bir potansiyele sahip ülkede hâlâ geçim derdini konuşuyorsak, bu çok büyük bir problemdir” dedi.
“Sosyal Hayattaki Çürümüşlük Alarm Veriyor”
Doğan, toplumun temel yapısında yaşanan değişimlere de değinerek şunları söyledi:
“Bin yıl dünyaya yön vermiş bir medeniyetin varisiyiz. Ancak bugün Amerika’ya veya Avrupa’ya danışmadan adım atamayan bir ülke haline geldik. Üniversite mezunu gençlerimizin yüzde 80’i fırsat bulursa yurt dışında yaşamak istiyor. Emekliler torunlarına harçlık veremiyor, Kastamonu’nun nüfusu yüz yıldır değişmiyor. Bu tabloyu görmezden gelemeyiz.”
“Bütçe, Siyasetin Tamamıdır”
Türkiye’nin ekonomik bağımsızlık sorununun altını çizen Doğan, yaklaşan bütçe görüşmelerine değinerek şöyle konuştu:
“Bütçe demek siyasetin tamamı demektir. 2026 yılı bütçesi de tıpkı önceki yıllarda olduğu gibi açık bütçe olacak. Çünkü son 23 yıldır bütçeler hep açık veriyor. Denk bütçe yapmak, bağımsızlığını ilan etmektir. Türkiye’nin imkânları buna fazlasıyla yeter ama siyasi iktidarlar bunu tercih etmiyor. Açık bütçe, bir ülkenin dışa bağımlı olduğunun en açık göstergesidir.”
“Borç Bütçenin Üç Katına Ulaştı”
Doğan, Türkiye’nin borç yüküne ilişkin rakamlar paylaşarak, “2025 yılı bütçemiz 14 trilyon 830 milyar lira, toplam borcumuz ise 44 trilyon lira. Yani borcumuz bütçenin üç katı. Son 22 yılda sadece faize ödediğimiz miktar 28 trilyon liradır. Türkiye’nin 81 ilinin toplam belediye bütçesi 1 trilyon 650 milyar lirayken, yalnızca bu yıl faize ayırdığımız para 1 trilyon 950 milyar lira. Kastamonu Belediyesi’nin yıllık bütçesi 2 milyar 655 milyon lira; bu da Türkiye’nin sadece 11 saatlik faiz ödemesine denk geliyor” dedi.
“Açık Bütçe Ülkeye Yapılabilecek En Büyük Kötülüktür”
Ekonomik dengesizliklerin toplumun tüm katmanlarını etkilediğini vurgulayan Doğan, “Bütçeyi açık yapmak ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür. Çünkü bu, küresel sermayeye boyun eğmek anlamına gelir. Ekonomideki bozulma, ahlaki çöküşü de beraberinde getiriyor. Türkiye’de 10 milyon gencimiz madde bağımlısı, boşanma sayısı 3 milyonu geçmiş durumda. Gençlerimizin yüzde 67’si bir daha dönemem şartıyla bile yurt dışına gitmek istiyor. Bu tablo hepimizin sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.
“Türkiye’nin Güvenliği Gazze’den Başlar”
Dış politika ve bölgesel gelişmelere de değinen Doğan, “Bugün ekonomimiz çökmüş, sosyal yapımız sarsılmış durumda. Gazze’de 350 bin insan katledildi, dünya sessiz. İsrail’in ‘vaat edilmiş topraklar’ inancı Türkiye’nin 22 ilini kapsıyor. İsrail artık Türkiye ile savaşmayı göze alabiliyor. Bu tabloya karşı Türkiye olarak silkelenmek, kendimize gelmek zorundayız” dedi.
“Kastamonu’nun Nüfusu 1 Milyon Olmalı”
Programın sonunda bir basın mensubunun “Kastamonu’ya hızlı tren gelir mi?” sorusunu da yanıtlayan Mesut Doğan, şu dikkat çekici değerlendirmeyi yaptı:
“Kastamonu’ya hızlı tren gelirse, nüfus 380 binden 150 bine düşer. Asıl hedef İstanbul’un nüfusunu 10 milyona indirmek, Kastamonu’nun nüfusunu ise 1 milyona çıkarmak olmalıdır. İnsanlara helal kazanç kapısı açılmadıkça göç durmaz. Devletin öncelikli görevi ev yapmak değil, vatandaşını iş sahibi yapmaktır. İnsan iş sahibi olursa evini de kendi yapar. Sorunlarımızın kaynağı önceliklerimizin yanlış belirlenmesidir.”
Program, basın mensuplarının soruları ve katılımcıların değerlendirmeleriyle sona erdi.










