reklam
reklam
DOLAR32,4315% 0.18
EURO34,5782% 0.22
STERLIN40,5457% 0.35
FRANG35,5967% 0.53
ALTIN2.484,38% 1,87
BITCOIN2.087.081-4.574
reklam

Başkan Vidinlioğlu: “Borcumuz kabataslak bütçenin yüzde 20-25’ine tekabül eder”

Yayınlanma Tarihi : Google News
Başkan Vidinlioğlu: “Borcumuz kabataslak bütçenin yüzde 20-25’ine tekabül eder”
reklam

Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu, belediyeyi bütçenin yaklaşık yüzde 20-25’ine tekabül eden bir borç ile devredeceklerini belirterek,

31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde tekrar aday gösterilmeyen Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu, kesin olmayan sonuçlara göre seçimleri kazanan CHP Kastamonu Belediye Başkan Adayı Hasan Baltacı’ya Kastamonu Belediyesi’ni devretmeden önce basın toplantısı düzenledi. Toplantıda 5 yıl boyunca yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgi veren Başkan Vidinlioğlu, bütçe ile ilgili konuşarak, “Yaklaşık bütçenin 4’te 3’üne tekabül eden bir borç ile belediyeyi devralmıştım. Şimdi, bütçemiz 1 milyar 800 milyon TL. Şu anda emanet hesabında görünen borcumuz 220 milyon TL civarı. Uzun vade borçlar ve çektiğimiz son kredi ile birlikte yaklaşık bütün bıraktığımız borç yükü 450 milyon TL civarındadır. Yani bu da kabataslak bütçenin yüzde 20-25’ine tekabül eder. Tabi özellikle bu rakam, şu son 3 aylık dilimde biraz daha düşerdi, benim tahminimin biraz üzerinde çıktı. Malum bizim gelirlerimiz İl Bank üzerinden gelen paylar, o payların istediğimiz seviyede olmaması nedeniyle 2 aydır esnafımıza kısa vadede ödenmesi gereken borçların bir kısmını ödeyemedik. O borçlar ödenseydi 220 milyon TL civarındaki rakam 180-190’lara düşerdi. Bunun yanında belediyeye bıraktığımız hazır bir kredimiz var. 22 milyon avro bütçeli bir projemiz var ve belediyeye bıraktığım 150 milyon TL değerinde bir ruhsatta var” dedi.

 

“Uğurlu Hastanesi konusunda hakkımı kimseye helal etmiyorum, bu konuda benimle helalleşin”

Seçim sürecinde Uğurlu Hastanesinin ruhsatının belediye tarafından satıldığı yönündeki söylemlere cevap veren Başkan Vidinlioğlu, Uğurlu Hastanesi konusunda şehrin tüm dinamikleri tarafından yalnız bırakıldığını belirterek, “Halkın yüzde 50’sinin oy verdiği bir belediye başkanını 3-5 kötü zihniyetin dedikodu ile engel olmaya çalışması hoş şeyler değil. Bu şehir böyle yol almaz. Bu memlekette bir Uğurlu Hastanesi problemi vardı. 4 defa ihaleye çıktı. Bir defa bile talip olan olmadı. Seçimler kazanıldı, seçimler kaybedildi. Sözler verildi, yerine getirilemedi. Benim çözme iradesi göstereceğim bir şey dedim. 2,5 yıl her günüm sanki bin yıllık çile gibiydi. Bir günden bir güne bu 2,5 yıllık süre zarfında ne siyasi partilerden, ne şehrin dinamiklerinden, ne sivil toplum kuruluşlarından ne basın mensuplarından bununla ilgili bir defa bile ‘ne oluyor, ne gidiyor, hangi aşamadasınız’ diye ne soru geldi, ne de bir bilgi alma ihtiyacı hissedildi. Lafa gelince konuşanlar, kapalı kapılar arkasında hesap kitap yapanlar bilsinler açıklıyorum. Ben Uğurlu Hastanesini alacağım dedim. O zamanın parasına 95 milyona katma değer dahil bitiyordu. 4 defa ihale olmuş kimse girmemiş, biz ihaleye girince başkaları ihaleye girdi. Herkesin hür iradesi ama ortada bir problem oluştu. Bina farklı bir grupta, ruhsat belediye bünyesinde kaldı. Bu konudan dönemin vekilleri Hakkı Köylü ve Metin Çelik’in ve il başkanlarımızın da bilgisi vardı. Aslında birbirini tamamlayan unsurların birlikte ihaleye çıkması gerekiyordu. Bina ve ruhsat aslında birlikte ihale edilmesi gerekiyordu ama takdir ikisinin ayrı ayrı çıkması oldu. Sonuçta bina Atlas Grupta, ruhsat belediye de kaldı” diye konuştu.

 

“Ben 1 yıldır kapı kapı dolaşıp FETÖ ekibi ile mücadele ederken yanımda kimse yoktu”

Seçim sürecinde Uğurlu Hastanesi’nin seçim malzemesi edildiğine dikkat çeken Başkan Vidinlioğlu, “Doğru insana soracağınız sorular sizi doğru cevaba getirir. Şimdi bir seçim sürecinden geçtik. İddialı olan belediye başkan adaylarımıza konuyla ilgili sorular soruldu ve onlar açıklamalar yaptılar. Tahsin Bey açıklamasında ‘ruhsat belediyenin uhdesinde değerlendireceğiz’ dedi. Yeni başkanımız Hasan Bey ‘ruhsat belediyede değerlendireceğiz’ dedi. Sayın Yüksel Aydın benzer ifadeler kullandı. Onların o sözleri söylediği tarihte ruhsat belediyenin uhdesinde değildi. Ben, 1 yıldır bakanlık kapılarında, istinaf mahkemelerinde, Yargıtay kapılarında FETÖ ve ekibi ile mücadele ederken bir gün bile yanımda olmayanlar sadece konuştular. Buna herkes dahil. Hiç kimse kendisini ayırmasın. Bu sözüm ayrıca şehrin dinamiklerine, sivil toplum kuruluşlarına, bu şehrin akillerine beni mücadelemde yalnız bırakanlar, 10 gün önce ruhsat belediyenin uhdesine geçince beni olmadık şeylerle itham edenler iki elim yakanızda. Bu anlamda benle helalleşin, hiçbirinize hakkımı helal etmiyorum. Ben ruhsatı satıyormuşum. Ya bakkaldan ekmek mi alıyorsunuz, neyi satıyorsunuz? Burası kurum. Siz dalga mı geçiyorsunuz? Hiç mi kanun nizam bilmiyorsunuz? Hiç mi utanmanız yok? Satış yetkim var ama ben nasıl satabilirim? Satabilmem için ihaleye çıkmam lazım. Bunun bir süreci var. Öyle kafanıza göre neyi alıp neyi satıyorsunuz? Ha ruhsatla ilgili anlaşmayı da elbette ki yapabilirdim. Bir anlaşma da yaptım imzalamadım. Ben nezaketsiz bir insan değilim. Yeni belediye başkanımızı da bu konuda bilgilendirdim. Bu sözleşmenin altına düşen bir sözleşmede, belediyenin hakkını hukukunu bu sözleşmeden daha az koruyan bir sözleşmede hem yeni yönetime hem de herkese ben de hesap sorarım” şeklinde konuştu.

 

“Her şeyi seçim sürecine göre ayarlamışlar”

Uğurlu Hastanesi’nin ruhsatını aldıkları gün mahkeme sürecinin başladığını söyleyen Başkan Vidinlioğlu, “1 yıldan fazla süredir mahkemelerde uğraşıyorum. Mahkeme kararını veriyor herhangi bir sıkıntı yok diyor. İtiraz ediliyor. Mahkeme kesin kararını veriyor. Karar İstinaf’a gidiyor. İstinaf kararını veriyor bu da 1 yılı buluyor. Ben 4 defa İstinaf’a gittim. 3 defa da Yargıtay’a gittim. Bana laf söyleyenler neredeydiniz? İstinaftan karar kesindir dendi. O karara tekrar itiraz edildi. Tekrar İstinaf’a gitti. Oradan geldi bu sefer yargı süreci. İtiraz için 14 gün süre var. Süreyi sonuna kullanıp süreyi uzatmak adına süreçleri bile bile buralara taşıdılar. 14. gün akşam saat 21:00’da UYAP üzerinden itiraz geliyor. Mesai saatinde bile değil. Sonra Yargıtay’a. Yargıtay’dan karar çıktı. O kararı kesinleştirdim. Bir dava daha açıldı. Kimin haberi var. Kimse bir şey sormadı bana. Adliye kapılarında ben koşturdum. Aynı kişiler tarafından aynı cümlelerle yine Yargıtay’ın kesin kararının üzerine dava açtılar. En son benzer bir konuda aynı mahiyette bir davayla ilgili kararı sununca bu defa ruhsatın verilmemesi için dava açtılar. Orayı bitirdik. Ruhsatı eskiden Sağlık Bakanlığı verirdi. Şimdi Sağlık Bakanlığı yetki veriyor, sağlık müdürlüğü düzenliyor, vali bey imzalıyor ruhsatı. Ruhsatın adı değişecek. Bu ruhsat Kastamonu Belediyesi iştirakleri adına düzenlenecek. O malum ekip adliyede, sağlık bakanlığında ve sağlık müdürlüğünde üst kurdular. 4 defa da sağlık bakanlığına gittim. Sağlık Bakanlığı sadece “sağlık müdürlüğünü yetkilendirdim” diyecek. 1,5 ay yetki verilmedi. Ben bu mücadeleleri verirken herkes neredeydi? Bu konuda çok doluyum. Ruhsatı biz aldık. Bütün hesaplarını seçim atlatmak üzerine kurmuşlar ki süreç buralara kadar geldi. Yeni başkan mazbata alana kadar hala yetkim var ama ben halkın iradesine saygısızlık edecek bir insan değilim. Ben yeni belediye başkanımızı bilgilendirdim. Ben anlaşmanın altına imzamı atmadım. Ben hastane açıyormuşum. Akçeli işlerin içine girmişim derler diye imzayı atmadım. Bu ruhsatın bedeli bugün 150 milyon TL. Ben 18 milyona aldım. Belediyenin kazancı ne kadar 132 milyon TL. Ben bilmiyor muydum. O kadar doktor arkadaşım var. Biz 3-5 kişi girerdik, 15 milyona ruhsatı alırdık. 100 milyona da elini öpene ver. Biz Kastamonu kazansın diye bu kadar mücadele ederken işe hiç rahmani tarafından bakmayan hep şeytani tarafından bakanlar dedikodular çıkartıyorlar. Böyle bir durum evliyalar şehri açısından ayıp. Artık susun. Ruhsatı aldıktan sonra bir sözleşme yaptık. Yeni başkanımız da bu sözleşmeyi dikkate alarak gerekeni yapacaktır diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Görev sürecinde öz kaynaktan 800 milyon TL, toplamda 1,5 milyar TL’nin üzerinde yatırımın hayata geçirildiğini söyleyen Başkan Vidinlioğlu, şehrin altyapısının yenilenmesi için 25 milyon euroluk kaynak ile tarihin en büyük altyapı yatırımına başlanılacağını kaydetti. Başkan Vidinlioğlu, “60 bin nüfusa göre yapılan şehrin alt yapısı günümüzde ihtiyaçları istenilen seviyede karşılayamadı. TEFER çerçevesinde yapılacak dev proje ile 168 kilometre içme suyu, 68 kilometre atık su hattı yenilenecek” ifadelerini kullandı.

Başkan Vidinlioğlu, 15 kilowatt üretim kapasiteli GES projesi için de geri sayımın başladığını söyledi.

reklam